Uyku EEG’si Çektirdim!

0
43

Öncelikle şunu peşinen söylemek istiyorum ki; “ne olacak oğlum? Gider uyuruz, yapmadığımız şey mi?” kafasıyla olaya yaklaşmamak gerekiyor. Zira bu kafayı yaşamış fakat olayın aslında hiç de o kadar basit olmadığını gören bir insan var şuanda karşınızda. Her ne kadar kağıt üzerinde sizden istenen tek şey uyumanız olsa da; olaya zorunluluk kavramı girince, işin tüm rengi değişiyor.

Olaya tanımla başlamak istiyorum ki; bilmeyip de merak eden arkadaşlar varsa, onlar da öğrenmiş olsun.

Uyku EEG’si Nedir?

Uyku beyindeki anormal elektriksel aktivitenin ortaya çıkmasına yardımcı olur. Kısa süreli ve tüm gece olmak üzere iki farklı türde uyku eeg’si çekilebilmektedir. En kısa şekilde anlatmak gerekirse; hastanın uyuduğu süre boyunca beynindeki hareketlerin kaydedilmesi durumudur.

Uyku EEG’si Deneyimim

Doktorum benden tüm gece uyku eeg’si istedi. Bu durum ilk duyduğumda pek hoşuma gitmedi çünkü tüm gece uyku eeg’si demek; 1 gece boyunca hastanede kalacağım anlamına gelmekteydi. EEG öncesinde benden istenen herhangi bir şey olmadığından gayet normal bir şekilde hayatıma devam ettim ve gecesinde hastanenin yolunu tuttum.

Not: Saçlarınızın temiz olması iyi olacaktır, bence bir duş alıp gidin.

Not 2: Erkeklerden saçların çokça uzun olmamasını istiyorlar sanırım zira bana “saçların kısaymış zaten tamam sorun yok” dediler.

Odaya girdiğim andan itibaren bana gösterilen ilgi alaka inanılmaz iyiydi. Tabii bunda özel bir hastanede çektiriyor olmamın da büyük payı vardır. Zira zahmetli bir iş olduğundan ötürü devlet hastanelerinde bu kadar ilgileneceklerini zannetmiyorum.

Derken ben uyuma odaklı geldiğimden ötürü hemen üzerimi falan değiştirip, ihtiyaçlarımı karşıladım (tuvalettir, su içmektir vesaire). Ardından kısa bir süre televizyon izleyip, uykuya dalma hazırlıkları yapmaya başladım. Tabii bu süreçte benimle ilgilenen kişi (Nazmi bey) başıma ilgili aletleri falan bir güzel bağladı, beni Matrix tribine soktu.

Anneme televizyonu kapattırdıktan sonra popomu yana atıp gözlerimi usulca kapattım. Yanılmıyorsam saat 22.40 falandı (yazar burada büyük ihtimalle yanılıyor).

15 dakika oldu,

30 dakika oldu,

45 dakika oldu,

Yok!

1 saat geçti ben hala dalamadım.

Sağa dönüyorum olmuyor, sırt üstü yatıyorum olmuyor. Yok arkadaş ne yapsam bir türlü dalamıyorum. Baktım olacak gibi değil, açtım iki dakika gözlerimi biraz kendimi yorayım dedim (yattığım yerden ne kadar yorabilecek isem). Annemde tam karşımda çekyatta öyle bir uyuyordu ki; nasıl kıskandım belli değil.

Bir de işin şöyle bir kötü tarafı var; adam içeride benim yaptığım her şeyi görebiliyor. Uykuya dalmaya çalışırken ayağım kaşındı, kaşıyayım dedim; içeriden bana “Burak kıpırdanma da uyu hadi” dedi. Ben şok çünkü adam bir şey düşündüğümde bile beyin hareketlerimden anlayabiliyordu. Artık durum fazlasıyla sakıncalı olmaya başlamıştı, farkındaydım. Uyku hali sonuçta insanın ne yapacağı belli olmuyor, bir nevi ifşa ediliyormuş gibi hissettim kendimi.

Bin bir düşünce içerisinde ısrarla uykuya dalmayı deniyor fakat bir türlü başaramıyordum. Zorunluluk olduğundan mıdır nedir; deli gibi uykum olmasına rağmen hiçbir şekilde uykuya dalamıyordum.

Ben bir türlü uyuyamadığım düşüncesi ile dönüp durmaya devam ederken bir anda Nazmi bey’in elini omzumda hissettim. “Günaydın” dedi..

Doğrulup dışarıya baktığımda havanın aydınlanmış olduğunu gördüm. İnanılmaz şaşırdım hatta “nasıl ya ben uyudum mu? Cidden mi?” falan dedim. Bana kalsa ben hala hiç uyumamıştım ve hala uyumaya çalışıyordum. Meğersem saat 23.40 gibi dalıp sabah 06.45’e kadar aralıksız uyumuşum (Bunu da Nazmi bey babama söylediğinde öğrendim).

Neyse işte; sonra kalkıp tuvalete gittim, elimi yüzümü yıkadım, giyindim falan derken evin yolunu tuttuk. Ama ben birkaç saat “nasıl uyudum lan ben?” diye kendimi sorgulamaya devam ettim. EEG’yi anlattığım yakın çevreme de devamlı olarak bu durumdan bahsettim..

Sahi ben ne ara uyudum ya?


CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı girin