Online Alışveriş İnsanı Tembelleştiriyor!

0
58

İstanbul’a gelmeden önce online alışveriş imkanım her zaman kısıtlıydı. Şöyle ki; yaşadığım bölge çok fazla gelişmiş olmadığı için Burger King, Domino’s (ben İstanbul’a geldikten sonra, Dominos şube açmış nihayet) gibi ünlü markalar, henüz bizim oralara uğramamıştı. Durum böyle olunca online olarak yemek sipariş etme imkanım yoktu zira yemek sepetinde yanılmıyorsam 2 tane restoran vardı eve servis yapan, onların da alt limiti 50 Türk Lirası falandı.

E haliyle Kocaeli’deyken canım bir şey istediğinde çıkıp dışarıdan almak zorundaydım. Misal; evde Nutella bittiği zaman, “dur hemen online marketten sipariş vereyim. 20 dakikaya gelir.”tribine giremiyordum. İnternet alışverişlerinin yalnızca giysi, kitap veya internet üzerinden satılan araç-gereç bölümlerinden faydalanabiliyor, gıda konusunda tıkılıp kalıyordum.

Bu Kocaeli’de bulunduğum süre boyunca her zaman canımı sıkan bir durum olarak kaldı. Lisede İzmit merkezde oturan arkadaşlarım “şimdi eve gideyim de bir Burger söyleyeyim”dediklerinde daima içim burkulurdu (yazar burada abartır). İstanbul’a gelme hayalleri kurarken de, en çok istediğim şeylerden sadece bir tanesiydi; yemek sepetine girip doyumsuzca sipariş vermek.

Verdim mi ?

Verdim! Hem de hayvanlar gibi. Geldiğim günden bugüne dek, istisnalar olmakla beraber hiçbir günü boş geçmedim. Bunda tabi öğrenci evi olmasının da payı büyüktür. Zira ailem yanımda olsa belki bu denli kullanmama gerek kalmazdı yemek sepetini.

Ki bahsettiğim olay sadece yemek sepeti olayı da değil. Bu online alışveriş imkanından büsbütün faydalanıyorum, geldiğimden beri. En basitinden; bu sabah evde içme suyunun bittiğini fark ettim, girdim hemen online marketten getirttirdim. Ne evden çıkmama gerek kaldı, ne de bu kar soğuğunda “gitsem mi gitmesem mi ?” ayrımında kalmama.

Peki bu güzel bir şey mi ?

Tabi lan!

Yok bir dakika değil tabi!

La saçmalama neden güzel olmasın ?!

Yav hayır değil!

Bilmiyorum..

Evet evet, en doğru cevap “bilmiyorum” olacaktır. Dediklerim doğru; ne soğuk yemenize gerek kalıyor, ne de evden çıkmanıza. Ama her şeyi bir tıkla hallettiğiniz için de işiniz olmadığı taktirde günlerce eve tıkıyor bu rahatlık sizi. Misal; 3-4 gündür evden çıkmıyorum, sürekli evdeyim. Okul tatil, arkadaşlarım ailesinin yanına gitti ve evden çıkmamı gerektirecek hiçbir durum yok.  Hele ki; ev ihtiyaçları da ayağıma kadar geliyorken.

Rahatsızım bu durumdan sevgili okur, sıkıntılı bu durum.

Hani “tamam bundan sonra tek bir sipariş bile yok!” da diyemiyoruz, bazen el mahkum oluyor ama bir şeyler yapmak lazım. Hele bu kadar kilo almışken!

Kilo, göbek, yağ.


CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı girin