Öğrenci Evinde Tostun Keşfi!

0
50

Ailemden uzak, İstanbul’da kendime ait öğrenci evimde geçirdiğim altıncı aya girmiş bulunmaktayım. Bu altı aylık süreç içerisinde hiçbir konuda aşırı zorlandığımı söyleyemem. Kendime daima alternatifler üretmeyi başarabildiğim için, başıma gelen her türlü zorlukta kafamı sokacağım bir çözüm yolu bulabildim. Aslında bu yazı serisinin¹ başlangıcı da tam olarak bununla ortaya çıktı!

Anlatayım mı ?

Yine Football Manager 2015 ile geçirdiğimiz bir gecenin sabahında uyanmıştım. Saat 04.00 civarında uyuduğum için 12.00’da uyanmam kızılacak bir durum değildi. Şöyle bir “kendine gel bebe!” deyip yataktan kalktım. İki üç gündür soğuk algınlığı ile soğuk savaşta olduğum için üzerimdeki halsizliği normal karşılayıp banyoya gittim. Yeni uyanmış olmanın verdiği sükunet ile elimi yüzümü yıkayıp, tekrar odama geçtim.

Her sabah olduğu gibi bu sabah da anlamsızca bilgisayarın başına oturup, dolanmaya başladım. Yarım saatlik bir turun ardından karnımın içerisinde bulunan canavar; “ağzına vuracağım yemek ye lan, açız lan!” diye haykırmaya başladı. İçimde bir nevi isyan çıktığının farkındaydım zira hastalık sebebiyle günlerdir öyle ahım şahım yemek yiyememiştim.

Öğrenci evinde kalmış herkesin bileceği üzere; bu acıkma evreleri biraz sıkıntılıdır. “Annneeaaağ ben acıktıııım!” diye bağırıp, odanıza servis yaptırabileceğiniz bir anneniz yoktur çünkü.

Bu sebeple oturduğum yerden kendi kendime düşünmeye başladım..

Beyin: Nutella falan filan kahvaltı mı yapsak lan ?
Canım:
 İstemiyorum.. Oğlum bıkmadın mı lan ?
Dış Ses: 
Doğru söylüyorsun moruk, sıktı harbiden.

(1 dakika sonra)

Beyin: Tost mu yapsak ne yapsak ?
Canım: Tost mu ? Oo alırım bir dal!
Dış Ses: Yapalım madem.

İç dünyamla olan bu görüşmelerim neticesinde tost yapmaya karar vermeden önce evde hiç tost yapmamıştım. Kahvaltılarda genelde sabit menüm olan Nutella-Ekmek ikilisini tercih etmekteydim. Ama tabii ki “benim hiç tostum olmadı ağbiii” de diyemem. Daha önce yemişliğimiz var her insan gibi, iyice mal etmeyin beni gözünüzde yani.

Her neyse..

Açtım buzdolabının kapısını, birde ne göreyim ? Kaşarı bitirmişim! O an bir “bas ittir ya!” dedim tabi kendi kendime ama o tosta karar kılınmıştı bir kere, yenecekti! Tam hayal kırıklığı içerisinde dolabı kapatırken, gözüme Hollanda’dan teyzemin getirdiği krem peynirler takıldı. “Olur mu lan ?” dedim kendime “Olur abi” dedi iç sesim. “Olur tabi lan ahahahahaah” deyip, ekmeği de kapıp mutfağa koştum hemen.

Aldım tost makinesini karşıma, “konuş lan! Heisenberg nerede ?!” dedim. O an anladım ki; Breaking Bad’i fazla kaçırmışım. Makineden özür dileyip hemen fişe taktım. O ısına dursun, ben ekmekleri hazırlamaya koyuldum.

Çeşitli aşamaların ardından, finalde yukarıdaki fotoğraflarda görülen tablo ortaya çıktı. Her ne kadar çok emek harcanan bir şey olmasa da, kendi ellerimle oluşturduğum ürünü fazlasıyla beğendim. Muhtemelen bundan sonraki birkaç hafta kahvaltılarda bana bu menü eşlik edecek.

Şuanda beni okuyup aynı zamanda öğrenci evinde kalan tüm kardeşlerime tavsiyemdir. Gayet lezzetli ve pratik bir menü olduğunu düşünüyorum.

Afiyet olsun!


CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı girin