Ben Çocukken Televizyon…

0
54

Geçen gün İstanbul’a gelirken aklıma geldi bu yazının konusu. Fikir olarak hayli hoşuma gittiği için, unutmamak adına hemen telefona not düştüm. Her ne kadar yol yorgunluğu sebebi ile dün gece yazamasam da; sabah kalkar kalkmaz ilk işim yazıya başlamak oldu.

Öncelikle program ve diziler hakkında kaliteli resimler bulamadığım için maalesef seçici olamadım ve ilk bulduğuma yapıştım.

Yılan Hikayesi

Mehmet Ali Alabora, Çetin Tekindor gibi önemli isimlerin baş rollerinde oynadığı Yılan Hikayesi, çocukluğumun efsane dizisiydi diyebilirim. Hatta bir dönem “Memoli“ye özendiğimden saçlarımı uzatıp jöle ile arkaya yatırıyordum (tamam vurmayın, öldüm). Tabi bende onda durduğu gibi durmuyordu ama yine de; benzemeye çalışmak hoşuma gidiyordu.

Çiçek Taksi

Temeli günümüzün Akasya Durağı ile birebir aynı olan Çiçek Taksi, küçükken annemle beraber en çok izlediğim diziydi. Onların kocaman bir aile gibi her şeyi birlikte hallediyor olmalarına bayılıyor ve zevkle seyrediyordum. Bana göre Akasya Durağı’ndan birkaç gömlek üstündü, kalite bakımından.

Çılgın Bediş

Baş rolünde Yonca Evcimik’in oynadığı Çılgın Bediş, bir dönem en çok izlediğim televizyon dizisiydi. Bugün hala “gençlik dizisi” denildiğinde adını söylerim zira bana göre günümüzdeki saçma Türk gençlik dizilerine taş çıkartır.

Evdeki Yabancı

Konusu ile ilgili çok net şeyler hatırlamıyor olsam da; Berna Laçin’in Evdeki Yabancı’sı da izlediğim Türk dizilerinden biriydi. “Ne zaman evlenecek bunlar ?“, “Artık sevgili olsunlar ya!” diye diye ömrümü bitirmişti.

Mahallenin Muhtarları

Oo belki de en efsanesi ve benzeri yapılamayan Türk dizisi buydu. Çekim kalitesi veya senaryosu için söylemiyorum lakin bu dizideki içtenliği bir daha kolay kolay hiçbir Türk dizisi yakalayamaz. Öylesine bizden gibi oynuyorlardı ki; küçüğünden büyüğüne herkes dizinin bağımlısı olmuştu.

Ruhsar

Cem Davran, Hande Ataizi ikilisinin Ruhsar’ı da benim gözümde efsaneler arasındadır. Çocukken herhalde Yılan Hikayesi ile birlikte en çok sevdiğim iki diziden biriydi diyebilirim Ruhsar için.

Şahane Pazar

Süheyl – Behzat Uygur ikilisinin efsane programı Şahane Pazar ise tam anlamıyla çocukluğum kokan bir programdı. Birbirinden saçma etap oyunları ile bizi ekran başına bağlayan program, bir türlü başka kanala geçmemize olanak tanımazdı. Hani bir boğa oyunu vardı ki; evlerden ırak. Şaka maka güzel gülüyorduk, hatırlayınca hüzünlendim bak şimdi.

Tolga Abi ile Hugo
Herhalde 90’lı neslin en efsane programlarından biridir Tolga abi ile Hugo. Programa telefon ile bağlanan çocukların yönlendirdiği Hugo, hepimizin yerel kahramanıydı. Söylemeden geçemeyeceğim; bu programa bağlanmayı hiç denemedim ama bağlanan çocuklara aşırı imreniyordum.

Çarkıfelek

Mehmet Ali Erbil’in sunduğu Çarkıfelek de, bir dönem bizi ekrana bağlayan programlardan bir tanesiydi. Sonrasında çeşitli sebeplerden ötürü bitmiş olan program, tekrar tekrar denense de bir türlü o ilk havasını ve reytingini yakalayamadı.

Grafi2000

Şayet yanılmıyorsam; Kanal D’de çok kısa süren bir programdı Grafi2000. Bilgisayar üzerinden oluşturulmuş birbirinden komik animasyonlar ile beni mest ediyordu. Hala devam eden bir oluşum olduğunu duymuştum (Koca kafalar sanırım bu oluşuma ait), doğruysa helal olsun demek istiyorum. Zira o zamandan bu zamana dağılmadan, yola devam edebilmek takdir edilesi bir şey.

İşte benim çocukluğumun televizyonu böyleydi. Belki çok kaliteli yapımlar yoktu ama saf ve masumdu. Şaka maka yaşlanıyoruz be okuyucu kardeş..


CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı girin